Yuvarlak Uçlara Geçirmeli Özlem

Yuvarlak Uçlara Geçirmeli Özlem | Serbest Çığrışım

Yakın zamanlarda postmodern sanat müzelerinin duvarlarını süsleyen müstesna eserlerdeki sivri uçlu fırça darbelerinin bir tarafıma batmasından endişeleniyorum. Geniş uçlu fırçalarla yavaş hareketler yapılmış olsaydı bu şekilde olmazdı. Tabloların uçları da pek sivri mesela. İki dik doğrultuyu birbirine kuple etmek emek istese de postmodern ressamların Feng Shui’yi hiç olmazsa bir 2000 model Audi TT kadar benimsemesi içimi rahatlatırdı. Elle kavramak istesen Audi TT’nin hatları çok rahat. Tablonun çerçevesini kavrasan elini çektiğinde avucunun içinde tablonun sivri ucunun bıraktığı izi bulacaksın. Tablonun kendisi fiziksel izler bırakıyorsa, acaba içindeki resimdeki sivri uçlar da zihinsel olarak yaralıyor olabilir mi?

Mesela şu soruyu sorup kenara çekilsem belki de Nobel verecekler. Ama asilik değil mi? İlle de gözünüze batıracağım. İlle de politik doğruyu yerle bir edeceğim. İlle de gizli sözleşmeleri yırtacağım. İlle de filleri işaret edeceğim. Canınızı sıkacağım. Rahatsız edeceğim. Sizi mutlu cennetinizden çıkarıp acı gerçeğe çekeceğim. Çünkü belki de bunu hak ediyorsunuz; ama kendinize neyi hak ettiğinizi soracak yürekliliğe, ya da kendinizle ilgili doğru değerlendirmeyi yapabilecek mentaliteye sahip değilsiniz. Allah sizin belanızı vesasdasfjkghj…

Neyse, son derece sakinim. Bu noktada geri adım atıp kimin neyi hak ettiğine karar verecek yetkiyi kendimde nereden bulduğumla ilgili sorgulamaları yapsam geri adım atmış olmanın sinyalleyeceği zayıflık sebebiyle sempati kazanacağımı zannetmiyorum. O sebeple bunu da yapmayacağım. Şu hale bak, yüzünüzden mayın tarlasında gibi kıvırtıyoruz; keşke kullanma kılavuzuyla birlikte gelseniz, ne garip bir türsünüz ya! Mesela şu satırları yazarken bazılarınıza “gözlerinden kanlar fışkıran çöp adam çizimi” hissiyatı vermiş olsam da belki de şen şakrak sizleri içine aldığım kasırganın yarattığı tekinsizlik duygusunun tadını çıkarıyorum. Nereden bileceksiniz?

Gömmeli geçirmeli moladan sonra asıl konumuza dönersek, görsel olarak aldığımız şeylerin zihnimizde yarattığı etkilerden ne kadar haberdarız? Daha doğrusu “-sınız?”. Trump mode on: “Nobody is aware more than me. Believe me. I’m the most informed human being in the history of mankind. Tremendous knowledge. Everyone says it.” [Geçirme bitti demediniz mi lan!]

Sosyal hayat ve film gibi olay örgüsü içeren şeyler az çok net. Ama ya baktığımız bir resim, ya da farkında olmadan görüş alanımıza girmiş ve bilinç altımıza işlemiş ögeler? O sebeple aldığımız, değiştirdiğimiz kararlar. “Çok kişinin kellesi gidecek Daver çook…” Bir dakika, hatlar karıştı.

Bize 0.5 değil yuvarlak uçlar lazım. Bıçak sırtı süreçler gelmez, can sıkar. Yuvarlana yuvarlana gitmek lazım. O keskin fırça darbelerini doğru bulmuyorum. Hepsini güçlü bir şekilde kınıyorum. İşinize gelirse.

Bir Cevap Yazın