Daha iyi örnekleri mutlaka var. Ama artık dayanamayacağım ve bu örnek üzerinden yazacağım.
Cücü aklı o kadar yettiği için “Grönland’dan beni takip eden kimse var mı? İletişime geçebilir mi?” diye twit atıyor. Muhtemelen “Varsa ne etkileşim alırım he, yoksa da düşün Grönland’da bile takipçimin olma ihtimalini bile varsayabiliyorum, var sen düşün ne kadar ünlüyüm.” diye düşünüyor garibim. E haliyle aklıselim insanlar bir güzel dalgasını geçiyor. (Bu arada gerçekten de takip eden birinin çıkması ihtimalin aşırı düşüklüğünden ötürü dalga unsuru olduğu gerçeğini değiştirmez.) Buraya kadar her şey normal.
Asıl sirk şöyle bir yorumla başlıyor: “Adam birşey yazmış herşeyi makaraya alıyorlar, nasıl bir millet olduk anlaşılması güç.” Ardından o yoruma destekler gecikmiyor: “Cahil, okumayan okusada okuduğunu anlamayan bir çoğunluk var ne yazık ki ülke olarak işimiz çok zor her sorunun ana müsebbibi cehalet”.
Bunları okudukça içime kurbağa kaçmış gibi oluyorum. “La olm.. asdasfjklgfkgl. Bu o değil lan. Onu burada yapmayacaksın.” diyesim geliyor. Yazıktır, garibim bu kişilerin akli melekeleri o kadar zayıf ki, karşılaştığı şeyin bağlamını bütünüyle kaçırıp, bu durumu erdem sinyalleyerek kabile içi poz kesebileceği bir durum zannediyorlar. Bunların kafalarında hazır duran sosyal olarak ödüllendirilecekleri şablonlar var. Onları çıkarıp ahlaki vaazlarını yapıştırıveriyorlar. “İşte bunlar hep cehaletten azizim…” derken aslında cahil olanın kendisi olması. “Büyük resmi gördün yiğidim… ffjksjkfddklg.”
Bu nadir bir şey zannetmeyin. Sosyal medyada okuduğum neredeyse her içeriğin yorumlarında bununla karşılaşmak mümkün. Başka bir tanesi: “Taylor Swift müzik tarihinde 10 dakikalık şarkı yapan ilk şarkıcı oldu! İnanılmaz bir başarı! Bunu da zaten ancak Taylor Swift yapabilirdi.” diye yazan birine, “Hiç Grateful Dead duymadınız sanırım. Rush diye bir rock grubu var, onun da 2112 şarkısı 20 dakika 33 saniye sürüyor.” demezsin. Deme yani. Lütfen. Hadi onu yazan mal. Malla mal olan daha mal gözüküyor, demiş olayım.
Bakmayın böyle dalga geçtiğime, içten bir biçimde üzülüyorum aslında bu duruma. Ve bunu erdem sinyallemek için yapmıyorum; zira ne düşündüğünüz umurumda değil. Şüpheye düşerseniz burada şeyi fark etmeniz gerekiyor: “Ulan hakikaten, umurunda olsa sonrasında bu şekilde okuru kendinden uzaklaştırıcı cümleler kurmaz.” Sevseniz de sevmeseniz de ben dürüst olacağım. İki ayak üzerinde yürüyen beyinlerin sosyal algı mekanizmalarını mutlu edeceğiz diye olgusal gerçeklerden taviz verecek değiliz. (Ben gerçekten insan değilim galiba ya.)
Neyse, böyle şeyler de var işte, ve hoş değil. Keşke yapmamak elinizde olsa ve yapmasanız.
⸘
