– Komşudan 2 kilo muz aldım.
– Al benden de o kadar.
– Param bitti.
– Kredi var, uygun.
– Altına giremem.
– Enflasyona eritirsin.
– Verirler mi ki?
– Herkes alıyor.
– Herkes eritiyorsa bu değirmenin suyu nereden geliyor?
– İşte şu karşıdaki dağlardan.
– Nasıl?
– Yataklarla.
– Yataş?
– Özel değil, belediye iştirakı.
– O da bizim cebimize girmiyor yani.
– Niye girsin ki?
– Hep çıkıyor da. Giren de bir şey olsaydı.
– Giren girip çıkıyor zaten.
– Girmeden çıkamaz zaten.
– Girdi diye de çıkacak diye bir kaide yok.
– Evet, içinde de kalabilir.
– O daha kötü.
– Yoo, birikir işte. Öbür türlü haydan gelip huya gidiyor.
– E sen de az huyuna suyuna sahip çık.
– Suyu bile kısarak içeceksek ne diye geldik bu dünyaya?
– Su için mi geldik?
– Ne bileyim… Rakı susuz olmuyor.
– Bu doğru. Su hayatın can damarı.
– Su çok önemli.
– E bir muz da bana ver bari.
– Muzun da dörtte üçü su.
– Su önemli.
– Çok önemli.
⸘
