Hayat, öğretilenin ve anlatılanın ötesinde bir düşünce kırıntısı geliştiremeyip yaşayıp giden insanlarla dolu. Yarattıkları dev dünya tiyatrosu yetmemiş gibi bir de onun sanalını yaratıp orada da aynı yaşayışlara devam ediyorlar. Tutarsız hayat yargılarını çocukluk travmaları ile harmanlayıp anlamadıkları varoluş hakkında tuhaf sancılara girerek mutsuz, huzursuz ve agresif oluyorlar. Sonra bu acıları dindirebilmek için yapay kısayollar bulmakla uğraşıyorlar. Doktorların nasıl hissettirdiğinden zerre haberleri olmadıkları acıları iyileştirmeye çalışması kadar aciz durumdalar.
Evet, böyle olmayı onlar seçmedi falan filan, lakin kimse seçmedi ve neticede bu hayatları yaşıyoruz. “Bilmemne C3H5NO hormonundan dolayı mutsuzsun” deyince “Ha öyle mi, tamam ya, ben de ne diyordum.” demiyorsun sonuçta. Şanslı azınlığın yaşayıp gidenler için şekillendirdiği dünyada ortalama bir insan olacak kadar şanslı olamayanlar büyük acılar çekiyor.
Hayatı bok çukurunda geçmiş Bane’ler, iyi aile çocuğu, ayrıcalıklı zengin bebesi Bruce Wayne’in kör kuyulardan çıkmasına şaşırır. Çünkü onu herkes gibi zannederler. Birtakım etiketlerden ibaret hasbelkader biri. Oysa olağanüstü yetenek, sıradışı zekâ, sarsılmaz zihin, şaşmaz ahlaki pusula kombosu çok az insanda bulunsa da, bulunan bir şeydir. Bu “şanslı” bireyler de doğası gereği bencil ve kıskanç olan insanoğlunu çok rahatsız eder. Onları yüceltmek yerine yok etmek isterler.
Batman’in bile nihai hedefinin everilmek olduğu bir Alfredler dünyasında yaşıyoruz. Batman’in bile Batman olmasına izin yok. O da herkes gibi olmalı. Evli, mutlu, çocuklu. Yok öyle piramidin en tepesine çıkıp yalnızlığınla baş başa manzarayı izlemek. Rahat yok, aşağıdan çekiştirirler illaki. Adam bunu yapmayı istese hiçbir sorun yok. Ama ne sistem, ne toplum insanı istediklerini yapmada özgür bırakıyor.
Şanslı azınlık yaşayıp gidenler tarafından yönetilip yaşayıp gidenler arasında yaşayıp bir de bunun farkında olarak ne kadar da şanssız bir azınlık olduğunu kanıtlamış oluyor. “Bu cümle yanlıştır.” paradoksunun ete kemiğe bürünmüş halleriyiz.
⸘
